Astrolojik Danışmanlıklarımız
Gökyüzü, doğum anında ruhun hafızasına işlenen kadim bir haritadır. Zamanın belirli bir noktasında gezegenlerin dizilişi, yalnızca karakteri değil; yaşam yolunu, ilişkisel sınavları ve ruhsal dönüşüm alanlarını da semboller aracılığıyla açığa çıkarır. Astrolojik danışmanlıklarımız, bu kozmik dili okuyarak kişinin kendi içsel ritmini hatırlamasına ve kader döngülerini bilinçle karşılamasına rehberlik eder.
Bazen hayat, doğum anının kesinliğini sorgulatır; bazen de tekrar eden olaylar haritanın daha derin katmanlarına işaret eder. Bu noktada zaman, deneyimler ve göksel göstergeler bir araya getirilerek ruhun gerçek saatine ulaşılır. Böylece harita, yalnızca yorumlanan değil, yaşayan ve nefes alan bir rehbere dönüşür.
İlişkiler ise ruhun aynasıdır. Sevgi, çekim, bağlanma ve kopuş temaları; gezegenlerin karşılaşmalarında saklıdır. Astrolojik bakış, iki ruh arasındaki görünmez bağı, uyum alanlarını ve dönüştürücü eşikleri görünür kılar. Bu farkındalık, ilişkilerin kader mi yoksa bilinçli bir seçim mi olduğunu ayırt etmeyi sağlar.
Danışmanlık sürecinde amaç, yalnızca geleceği okumak değil; geçmişten taşınan izleri fark ederek enerjiyi dengelemek ve haritanın gölge alanlarını ışığa taşımaktır. Gökyüzü, sorulara cevap vermekten çok, hatırlamayı öğretir.
Çünkü yıldızlar yön gösterir; yolu yürüyen ise daima ruhtur.

Kişiye Özel Doğum Analizi
Doğum anı, ruhun gökyüzüyle yaptığı sessiz bir anlaşmadır. O anda gezegenler, yalnızca bir harita çizmez; yaşamın ana temalarını, potansiyelleri ve ruhsal dersleri sembollerle mühürler. Kişiye özel doğum analizi, bu mühürlü bilgiyi çözerek bireyin kendi kozmik ritmini hatırlamasına aracılık eder.
Bu çalışma, karakter tanımlamakla sınırlı değildir; zamanın içinde tekrar eden döngüleri, içsel çatışmaların kökenini ve ruhun hangi deneyimlerle olgunlaşmak istediğini görünür kılar. Gezegenlerin konumları, evlerin sessiz dili ve açıların enerjisi; yaşam yolculuğunun görünmeyen pusulası hâline gelir.
Doğum haritası, kaderi değiştirmez; fakat kaderin nasıl yaşandığını dönüştürme gücü verir. Kişiye özel analiz, bireyi dış koşulların sürüklediği bir noktadan alıp, kendi merkezine çağırır. Gökyüzü burada bir kehanet değil, hatırlatma görevi görür: Kim olduğunu, nereden geldiğini ve hangi bilinçle ilerleyebileceğini fısıldar.
Bu farkındalıkla okunan harita, yalnızca bilgi sunmaz; ruhun kendi ışığıyla temas kurmasına alan açar. Çünkü gerçek rehberlik, yıldızlardan değil, onların içinde uyandırdığı içsel bilgiden doğar.
Rektifikasyon Analizi
Zaman, ruh için doğrusal değildir; anılar, deneyimler ve kader anları arasında gizli bir saat gibi işler. Rektifikasyon analizi, doğum anının belirsizliğinde kaybolmuş bu kozmik saati yeniden duyulur kılmayı amaçlar. Gökyüzü ile yeryüzü arasında kurulan ilk bağın, en doğru titreşimini bulmaya yönelik derin bir yolculuktur.
Yaşamda dönüm noktası olan olaylar, karşılaşmalar ve kırılmalar; haritanın gerçek zamanını fısıldayan işaretlerdir. Bu analizde zaman, yalnızca ölçülen bir veri değil; deneyimle doğrulanan canlı bir sembol hâline gelir. Geçmişten bugüne uzanan izler, gezegen döngüleriyle örtüştürülerek ruhun haritadaki gerçek yerine ulaşılır.
Rektifikasyon, yalnızca teknik bir düzeltme değildir. Kişinin kendi yaşam öyküsünü gökyüzüyle yeniden hizalamasıdır. Harita netleştikçe, kader temaları berraklaşır; hangi kapıların neden açıldığı, hangi eşiklerin neden tekrarlandığı anlaşılır.
Bu çalışma, astrolojinin kehanet yönünden çok hatırlatma gücünü ortaya çıkarır. Çünkü doğru zaman bulunduğunda, harita susmaz; yaşamın içinden konuşmaya başlar. Ve kişi, kendi kader saatinin ritmini nihayet duymaya başlar.


Harita Şifalandırma Analizi
Doğum haritası yalnızca potansiyelleri değil, ruhun taşıdığı izleri de saklar. Tekrar eden sınavlar, görünmeyen engeller ve açıklanamayan duygusal yükler; haritanın derin katmanlarında bekleyen şifa çağrılarıdır. Harita şifalandırma analizi, bu çağrıyı duyabilmek için gökyüzünün sembolik dilini bilinçle okumaya alan açar.
Bu çalışmada gezegenler, kaderin sert hükümleri olarak değil; dönüşümün anahtarları olarak ele alınır. Zorlu açılar, karmik düğümler ve bastırılmış enerjiler, farkındalıkla temas edildiğinde çözülmeye başlar. Harita, bir yargı aracı olmaktan çıkar; içsel dengeye giden yolu gösteren bir rehbere dönüşür.
Şifalanma, geçmişi silmek değil; geçmişle kurulan bağı dönüştürmektir. Astrolojik göstergeler, hangi alanlarda ruhun sıkıştığını, hangi temaların kabul ve şefkatle ele alınması gerektiğini görünür kılar. Böylece kişi, kendi gökyüzüyle çatışmak yerine onunla uyumlanmayı öğrenir.
Harita şifalandırma analizi, gökyüzünü değiştirmeyi değil; onun içimizde uyandırdığı enerjiyi dengelemeyi amaçlar. Çünkü gerçek şifa, yıldızların hareketinde değil, o hareketi fark eden bilincin uyanışında gerçekleşir.
Aşk & İlişki Astrolojisi Danışmanlığı
Aşk, ruhun kendini başka bir aynada tanıma arzusudur. İlişkiler ise yalnızca iki insanın buluşması değil; iki göksel ritmin, iki kader hattının kesişimidir. Aşk ve ilişki astrolojisi danışmanlığı, bu görünmez kesişim noktalarını gökyüzünün sembolik diliyle okumaya alan açar.
Her bağ, geçmişten taşınan izleri ve geleceğe uzanan olasılıkları içinde barındırır. Sevme biçimi, bağlanma şekli ve duygusal beklentiler; gezegenlerin kalp alanındaki hareketlerinde saklıdır. Astrolojik bakış, ilişkilerde tekrar eden temaların nedenlerini görünür kılarak bilinçsiz döngülerin fark edilmesini sağlar.
Bu danışmanlık, aşkı idealize etmek ya da kaderle sınamak için değil; ilişki deneyimini bilinçle yaşamak içindir. Çekim alanları, gerilim noktaları ve dönüştürücü eşikler, farkındalıkla ele alındığında bağlar ya derinleşir ya da olması gerektiği gibi çözülür.
Aşk ve ilişki astrolojisi, kalbin pusulasını gökyüzüne sabitlemez; gökyüzünü, kalbin içindeki gerçeği hatırlatan bir rehber olarak kullanır. Çünkü gerçek bağ, yıldızlarda yazılı olmaktan çok, onları okuyan bilinçte şekillenir.


İlişki Uyum Analizi
İki insan bir araya geldiğinde yalnızca duygular değil, iki ayrı gökyüzü de temas eder. Bu temas, bazen doğal bir akış, bazen de dönüştürücü bir sınav olarak kendini gösterir. İlişki uyum analizi, bu karşılaşmanın ardındaki görünmez enerjileri ve ruhsal rezonansı açığa çıkarmayı amaçlar.
Her ilişki, kendine özgü bir titreşim alanı yaratır. Çekimin kaynağı, uyumun sürdüğü noktalar ve çatışmanın doğduğu alanlar; haritaların birbirine değdiği yerlerde saklıdır. Astrolojik semboller, iki ruhun hangi frekansta buluştuğunu ve nerelerde bilinçli bir dengeye ihtiyaç duyulduğunu fısıldar.
Bu analiz, “uyum var mı?” sorusundan çok daha derin bir kapı aralar. Birlikteliğin neden başladığını, neyi öğretmek üzere karşılaşılmış olduğunu ve ilişkinin hangi yönde evrilebileceğini görünür kılar. Böylece ilişki, rastlantıdan çıkar; anlamlı bir deneyime dönüşür.
İlişki uyum analizi, bağları zorlamak ya da kaderi mühürlemek için değil; karşılaşmanın hakikatini fark etmek içindir. Çünkü gerçek uyum, gökyüzündeki kusursuz hizalanmadan değil, iki bilincin birbirini olduğu hâliyle kabul edebilmesinden doğar.
